Bebeğim,
zaman çok hızlı.
yetişemiyorum hızına.
Son günlerde, destekle daha rahat ayakta duruyor, hala yüz üstü yatmaktan nefret ediyor, bizimle birlikte çok daha uzun zaman geçirebiliyorsun ve durmadaannnn çığlıklar atıyorsun. Sesini sokaktan duymak mümkün.
Artık rahatlıkla baba, dede, bebebe gibi babıldıyorsun.
İstemediğin hiçbir şeyi yapmıyorsun hatta olmayacak bir iş için kolunu kıpırtatmıyorsun bile.
Hadi bakalım, nasıl devam edecek bu süreç, görelim.
Okulda, marazlı, sınıf aradaşlarının saçını çeken, beslenme çantasını araklayan çete lideri olacaksın gibi bir duygu var şu aralar içimde. Umarım yanılıyorumdur :)
Seninle ilk bayramımızı, ilk pub deneyimimizi geride bıraktık.
Bi sürü şeyi birlikte yapmak istiyorum.
Seyahat etmeyi seven bir baban olsaydı , birlikte yeni yerler keşfetseydik keşke. Fakat maalesef.
Babanla ilişkin çok sınırlı ve mesafeli.
Hala onu gördüğünde çok yakınlık hissetmediğini düşünüyorum.
O da alışıyor. kim bilir neler hissediyor.
İşten geç geldiği ve bebek deneyimi hiç olmadığından, nasıl vakit geçireceğini bilmiyor.
Umarım, zaman içinde bunu geliştirnek için uğraşır.
Dünyanın tüm yükü kadınların üstünde. Bunu ezbere biliyormuşum meğer.
Sen doğduktan sonra, bunu yaşıyorum.
Hayatımızın projesını çizmek, yönetmek ve idare etmek tamamen benim üstümde.
Babaların yedek ebeveyn olduklarını ve erkekler böyledir savını otomatik olarak kabul mü etmiş oluyoruz ?
Çok can sıkıcı. bezdiren bir duygu.
Neyse , ebeveynlikte kilometreler ilerledıkçe yolları daha iyi tahlil edebilecek, daha metin olabileceğiz umarım.

Yorumlar
Yorum Gönder